07 Aralık 2019 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Canan MAT > STRES SENİ BİTİRMEDEN SEN ONU BİTİR.
Canan MAT

STRES SENİ BİTİRMEDEN SEN ONU BİTİR.

31.07.2019 20:59 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Canan MAT


Bu haftaki yazımda her birimizin en büyük sorunlarından olan stresi kaleme almak istedim. Hem araştırmalarımdan yola çıkarak girdiğim bu yolda sizinle de bu öğrendiklerimi paylaşamak istiyorum. 
Bana göre stres günümüzün çukurudur. Bir kere içine düştüğün an devamı gelir. Tam kurtuldum dersin tekrar yakana yapışabilir. Aslında bana göre modern çağın en büyük hastalıkları bundan çıkar. Doktorlar, bilim insanları, bilir kişiler devamlı stresle başa çıkmanın yollarını ararken bize yönlendirme yaparlar. Yoga, koşu, meditasyon, ibadet hatta öfke-kontrolü, doğru nefes alma-verme kursları gibi  geniş bir çeşitlilik arasında seçim yapmamızı da isteyebilirler. 
Modern dünyamız her gün yaşamlarımızı daha verimli ve stressiz olmamız için tasarlanmış yeni teknolojik aletlerle dolduruyor. Bilgisayarlar, cep telefonları, e-posta, küçük digital aletleri gibi daha bir çok imkanları günümüzde bize sınırsız sunan bir dünyanın içinde vakit  nakittir diye düşünüyorken bizler hala bir çok konu hakkında stesi yaşıyoruz. Üstelik uzmanların uyarılarına kulak asmadan onlar diyorlarki; ‘’Kronik olarak yüksek stres seviyeleri, kan basıncı kolesterol ve diğer fiziksel rahatsızlıkları arttırmakla kalmaz ayrıca böyle stres seviyeleri beyin zindeliğini ve genel hafıza performansını da yıpratır. ‘’
Hayatınızı ayrıntılarda boğulacak bir şekilde düşünüp, yaşadıkça zorlanan eski hafızalar artık kötüleşebiliyor. Yoran ve çevresel faktörleri ile de düşündükçe bu tür deneyimler bedenlerde fiziksel değişime sebep olabiliyor. Ve beyinde yaşlanma üzerinde etkisi olan stres hormonlarını da kamçıyor.
 İç ve dış olaylar fiziksel çevremizde sürekli olarak gürültü, parlak ışıklar,ısı ya da kapalı alanlar gibi uyarıcılar tarafından bombardımana tutuluyoruz. Yoğunluk ve zaman içinde bunların tümü de strese yol açabiliyor. Birde buna iş ve aile stresi eklendiğinde sözde iç ses kaynaklarımız olarak devamlı yüklendiğimiz aşırı dolu programlar, içtiğimiz kafeinler, kendimizi çoğu zamanlar yoksun bıraktığımız uykuyu bile içine kapsıyor. Bu durumda kendi kişiliğimiz açısından stresi nasıl silmeye başlayabileceğimizi düşünmek kaygımızı en aza indirmekte önemli bir adımdır. Kişiliğimizi tanıyorsak eğer bu daha da kolaylaşabilir. Eğer siz mükemmeliyetçi, başkalarının ne düşündüğünü önemseyen, ilgi bekleyen, aşırı analiz yapan işkolikler ve bazen gerçek dışı beklentiler haline girenlerdenseniz hep endişelisiniz demektir. Stresi daha çok hisseden kişilikler olarak daha çok yorulabilir ve daha hayata karşı gardınızı alırsınız. Bu da daha fazla mutsuzluk, hastalık, yalnızlık ve erken yaşlanma  ihtimallerini ortaya çıkarır. Hemen kendinizi sakinleştiren hobiler edinmeli ve stresi daha aza indirgemelisiniz. Öbür taraftan diğer kişilikler özeleştiri ve karamsarlığa eğilimlidirler. Stres hormonlarının salımlarının az olduğu kendileri ile barışık kişiliklerdir. Sevdiğimiz şeyleri yaptığımızda bedenlerimiz bizi koruyucu bir moda sokmaya niyetli hormonları kan akışına salarak strese tepki verir. İyi bilinen bir stres hormonu olan adrenalin yaklaşan tehlikeyle savaşmak ya da kaçmak için güç ve enerji verir. Sonuç sizin eğiliminizdedir. Bilimin açıklaması ile devam edecek olursak,
 ‘’ Stres hormonu adrenalin kan akışına pompalandığında kalp atışı hızlanır, kan basıcı yükselir ve solunum hızlanır. Kalbe, kaslara ve beyne daha fazla kan ve oksijen gider. Kaslar hareket hazırlığı için gerginleşir, zihinsel tetiklik yükselir, duyu organları daha duyarlı olur ve bu duyulara bir kriz sırasında o kadar çok ihtiyaç duyulmayacağı için cilt, sindirim sistemi, böbrekler ve karaciğere daha az kan gider. İlave enerji için kandaki şeker yağlar ve kolesterol ve bir yaralanma durumu olursa kanamayı engellemek için pıhtı hücreleri ile kan pıhtılaşması faktörü yükselir. Tüm bu fiziksel değişiklikler bedenlerimizin yakında olacağına inandıkları şiddetli duruma uyum sağlamamıza yardım eder. ‘’
Düşününki devamlı söylediğimiz stresliyim ya da stresli diyerek pek dikkate alınmadığı halde insan vücudunda ki değişimin gerçekliliğini aklımızdan hiç çıkarmamalıyız. Stres seviyesi uzun süreli maruz kalma sonucunda da beyin yaşlanması olasılığının olduğu kanıtlanmıştır. Yani STRES aslında birçok rahatsızlığa da davetiye çıkarırken hafıza kaybı, alzheimer, anlık unutkanlık, uykusuzluk, fiziksel bozukluklar, parkiston gibi gibi durumların en büyük sebeplerinden biri olabiliyor. 
Genelde hayatımızda dış stres yapıcıları engelemekte veya azaltmakta güçsüz kalabiliriz. Yine de günlük stresimizin çoğu iç ya da öz-kaynaklı olduğu için eğer gerçekten istersek bunlarla ilgili bir şeyler yapma yetilerine sahibiz. YAŞAM ÜZERİNDE OLUMLU BAKIŞ AÇILARINI KORUYABİLEN İNSANLAR DAHA UZUN VE SAĞLIKLI  YAŞAMIŞLARDIR. 
Stresi çok daha aza indirmek belki de yok etmek kişinin kendi elindedir. Sadece ufak tefek tüyolarla biraz destek olunabilinir. 
-Beklentilerimizi gerçekçi ve mantıklı olması kontrol edebilmemizi sağlar, hem fiziksel hem de psikolojik olarak planlamalarımızı düzenli yapar. 
- Kendi yapımıza doğamıza yatkın fiziksel egzersizler keşfedilmeli 
-stresli bir ortama gireceğinizi hissediyorsanız önceden hazırlanın, gözlerinizi kapatıp nerde olmak istediğinizi hayal edip derin nefes almak gibi 
- arada iş ve sosyal yaşamdan kendinizi soyutlayın, sürekli çalışma modundan kurtulup arada tenefüse çıkın ne yapmaktan zevk alıyorsanız onu yapın. Kafanızı boşaltmanız yeni bilgileri yüklemeniz için bu tamamen gerekmektedir. 
- Gevşemenin zararı dokunmaz. Bütün vücudunuzu serbest bırakın. Her gün sadece bir kaç dakika basit dinlenme teknikleri ile rahatlayın. Sizinde rahatça internette bulabileceğiniz dinlenme egzersizleri videoları size çok yardımcı olabilir. 
- Yeterli uyuyun. Uykusuzluk ve ve bitkinlik odaklanm, hafızayı bozabilen ana stres kaynaklarıdır. Düzenli 8 saat uyku günümüz çağında her insanın ihtiyacıdır. 
-İş ve boş zamanı dengelemelisiniz. İhtiyaç duyulan zamanı kendinize verip o boş diye düşündüğünüz anı kendiniz için bir şeyler yapmalısınız. 
- Mizah, espri stresi azaltır. Gülmeyi asla ihmal etmeyin. Gülün geçin.. 
- Hisleriniz hakkında konuşun içe atılım yerine çevrenizle paylaşın. Ya da çevrenizdeki kişilerin hislerini paylaşın bu ağlama, boşalım,duygusallık gibi şeyler olabilir. 
Bu maddelerin bir kaçını bile yapabilirseniz hem depresyondan, hastalıktan ve hatta mutsuzluktan uzak olur hem de bu içinde bulunduğumuz stresli dünyanın biraz olsun yükünden arınmış olabiliriz. 
SEVGİYLE KALIN 
CANAN MAT 




Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.